“ÖTEKİLEŞTİRDİĞİMİZ” SOKAK ÇOCUKLARIMIZ

2017 Aralık ayının en soğuk zamanında bir sürü riski alarak, bir başıma gittiğim bir Makedonya gezisi boyunca, belki de karşılaştığım en tehlikeli an idi, Üsküp otogarında yanıma gelip oturan tinerci sokak çocukları…

Gözümde bir anda Üsküp maceram canlanınca, bu önemli konuyu bir hatırlatmak istedim hepimize. Çocukluğumdan beri hassas olduğum konuların başında gelir “Sokak Çocukları”…

Sokak çocuğu… Sokak çocukları…

Sokakta çalışan, sokakta yaşayan, suça karışan, dilenen ve başıboş dolaşan çocuklar gibi çok çeşitli çocuk gruplarını kapsayan bir kavram “Sokak Çocuğu” kavramı.

Ne acı değil mi! “Çocuk” deyince, tüm çocukları kapsayabilmeli bu kelime! Ne sokakta yaşayan çocuklar, ne kimsesiz çocuklar, ne dilenen çocuklar, ne de … diye ayırmamalı çocukları! Çocuk demek masumiyet demekti oysa…!

 “Sokak Çocuğu” kavramını kullanmak çok ağır geliyor bu satırları yazarken bana…  Fakat ağır gelse de maalesef dünyada böyle bir olgu yerleşmiş durumda! Öyle ki UNICEF çocukla aile arasındaki bağı ölçüt alan sınıflamayı 3 grupta toplamış. Gündüzleri sokakta çalışıp, geceleri evlerine dönen çocukları “Sokaktaki Çocuklar” olarak, aile bağları düzensiz ya da yetersiz olanları “ Sokak Çocuğu Olmaya Aday” olarak, sorumlu yetişkinlerin korumasından ve yol göstericiliğinden yoksun olan, yaşamları ve yaşam kaynakları açısından sokağı mesken haline getirmiş olanları da “Sokak Çocukları” olarak sınıflandırmış (UNICEF,1999).

 Hangi çocuk hak eder ki sokaklardaki yaşamı!? Hangi çocuk sokaklardaki yaşamın hayatı olacağını, dünyaya gelmeyi tercih etme şansı yokken bilebilir ki!? O’nu dünyaya getirmeye karar verenler, sonrasını hiç mi düşünmezler, planlamazlar!

Burada içimi çok acıtan bir şey de, sokak çocuklarının ailelerinin olmasına rağmen kimsesiz çocuklarla karıştırılıyor olması. İşte iç acıtan yanı da bu, sokak çocukları kimsesiz değil, aileleri var oysa…!

Bugün büyük şehirlerde sokakta yaşayan, çalışan, çalıştırılan çocukların, sadece o büyük kentlerin değil, ülkemizin ciddi bir sorunu olduğunu kabul etmek gerekir diye düşünüyorum. Bizlerin çoğu zaman merhametini gösterdiği ya da kızgınlığını yansıttığı ama genelimizin ötekileştirdiği bu çocuklar bizim çocuklarımız!

Bu çocuklar sokağa ait oldukları için mi oradalar? Ya da sokaklar onları barındırmak için mi var?

Peki bir gün olsun kendi çocuklarınız ya da çevrenizdeki ailelerin çocukları dışında, sokakta yaşayan bu çocukların neden oralarda olduğuna ve neler yapılırsa onların topluma kazandırılabileceğine dair hiç kafa yordunuz mu? Sadece bir an bile olsa aklınızdan bunu geçirebildiniz mi?

İçinde yaşadığımız toplum bizim toplumumuz her şeyiyle. Evimizin dışındaki, sokaktaki hiçbir şey bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Hele ki dünya gündeminin üst sıralarında yer alan ve çok öncelikli çözümler bekleyen sokakta yaşayan, sokakta çalışan çocuklar konusu, ekonomik ve toplumsal bir sorun iken.

Peki siz bugün dünyada, eğitim ve sağlık hizmetlerinden, temel haklarından yoksun bir şekilde sokaklarda yaşayan 200 milyon çocuk olduğunu biliyor muydunuz?

İnsanlığın utanması  gereken ne büyük bir rakam değil mi !?

Gün geçtikçe başta eğitimsizlik, şehirleşmenin hızla artması, ekonomik yetersizlikler, göç gibi sorunlar maalesef sokakta yaşayan çocukların sayısını artırmaktadır.

Daha çok göç yoluyla bulunduğu kente dahil olmuş, eğitim düzeyi düşük, yoksul ailelerden gelen, yeterli aile desteğini görmeyen, sağlık ve eğitim gibi temel gereksinimlerine ulaşamayan bu çocuklarımız, kendi yaşamlarına yön verecek güçte olamıyorlar haliyle. Ve toplum olarak bizim bu durumda en iyi yaptığımız şey, bu çocuklarımızı dışlamak oluyor! Sonra da onları “Sokak Çocuğu” diye ötekileştiren de biz oluyoruz yine!

Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklarımızı, sokağa düşüren nedenler aynı zamanda onları suç işlemeye de daha meyilli kılıyor. Aslında ötekileştirdiğimiz o çocuklarımızı, suç kavramıyla da tanıştıran yine biziz ve bu toplumsal bir sorunumuz.

Sokağa ittiğimiz çocuklarımızın istismara maruz kaldığını, bali, tiner gibi bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya alıştıklarını, sonu ölümle bitebilen dayak, yaralama gibi şiddetle karşı karşıya geldiklerini, hırsızlık, gasp gibi suçları işlemeye eğilimli olduklarını ve son zamanlarda hepimizin çok büyük tepki gösterdiği cinsel taciz ve tecavüze uğradıklarını, her an uğrayabileceklerini bilirken, daha çok harekete geçmek için toplum olarak hala neyi bekliyoruz ???

 “Her ağacın bir meyvesi vardır, gönlün meyvesi de çocuktur”, “Çocuk, cennet nimetlerinden biridir”

 Ne güzel Hadis-i Şerifler bunlar…

Gönlünüzün meyvelerle dolu olması, cennet nimetlerinden yararlanmanız dileğimle, sevgiyle kalın…

“ÖTEKİLEŞTİRDİĞİMİZ” SOKAK ÇOCUKLARIMIZ” için 4 yorum

  • Mayıs 2, 2019 tarihinde, saat 8:22 pm
    Permalink

    Gelişmiş toplumlarda sokak köpekleri sorunu yok ama bizim gibi gelişmemiş toplumlarda malesef sokak çocukları sorunu var önemli bir sorunu vurguladığınız için teşekkürler

    Yanıtla
    • Mayıs 4, 2019 tarihinde, saat 12:58 pm
      Permalink

      Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim Halil Ercan… 👍

      Yanıtla
  • Ekim 29, 2019 tarihinde, saat 6:53 am
    Permalink

    Gunaydinlar,
    Evet çok güzel anlatmışsınız Nesrin Hanim.
    Ancak çocuklarımızın gerçek anlamda kurtuluşu düzenin kendisinde saklı.
    Ornegin Küba toplumunu incelediğimizde sokak çocukları diye bir sorunun olmadığını görürüz.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir