BUGÜN GÜNLERDEN ZAMANDA KAYBOLMAK

Bugün günlerden hepimizin bildiği bir pazartesi, bir salı ya da bir cuma mı yoksa hangi gün olduğunun önemini unuttuğumuz,  içinde yaşadığımız, kaybolduğumuz o an mıdır pazartesi ya da salı ya da…?

Günlerin öneminin olmadığı bir an’da kaybolmak, belki de asıl pazartesi ya da cuma ya da …dır. Hangimiz istemez ki içinde bulunduğu an’ın tadını çıkarıp, keyfine varıp her şeyi geride bırakmayı? Hangimiz istemez o an’da kaybolup sıfırlanmayı, yeni keşiflerde bulunmayı, keşfetmenin hazzını…?

Yapmamız gereken kendimizi önemseyip, kendimize sadece birazcık zaman ayırabilmek. Hani Sezen’in dediği gibi, “zaman sadece birazcık zaman…”  Birazcık zaman ayırarak zamanda kaybolmak ne muhteşem bir duygudur. “Zaman ayırarak zamanda kaybolmak”  ne harika bir motivasyon kaynağıdır.

Geri getiremediğimiz bir kavram olduğundan mıdır verdiği muhteşem haz bilinmez ama azıcık zamanla sanki tüm zamanların sahibi olmak yani bana göre zamanda kaybolmak bizim elimizde biraz.

Zamanda kaybolmak, belki hafta sonu yaptığım Yunan adası gezisinde, yağmurda dolaşırken bulduğum huzurdu ormanın içinde, belki ertesi gün pırıl pırıl açan güneşle birlikte, hissettiğim sıcaklıktı ruhuma dolan… Belki öğle yemeği için, dolaşırken avlusuna adım attığımda beni mis gibi portakal, limon çiçeği kokularıyla karşılayan şirin bir Yunan lokantasıydı keşfettiğim. Kim bilir, denizin en diplerinden emekle, sevgiyle bizlerle buluşturulmak için çıkarılmış enfes kalamarlar, balıklar, istakozlardı belki de… Belki de içinde renk cümbüşünü barındırarak gözlerimize bayram sevinci yaşatan, insana vitamin yüklemesi yaptığını hissettiren, yeşilinin tonuna bayıldığım has zeytinyağı ile taçlandırılarak beğenimize sunulan enfes bir salataydı zamanda kaybolmak… Belki de tüm bu güzellikleri komşu masalardaki güzel insanlarla paylaşmaktı ortamın ruhuna uygun Yunan müziği eşliğinde…

Belki de kurallarını bilmediğin bir ülkenin, mekanlarının kapanma saatine ramak kala, yetişebilme telaşını yaşayarak bir şeyler öğrenmekti zamanda kaybolmak. Ya da yağan yağmurun altında, akşam yemeği için deli gibi lokanta aramaktı, ortada lokantaya dair bir şey göremezken, ya da aranırken, bir yandan gördüğün başka güzellikleri fotoğraflamaktı miden iyice kazınırken…

Belki de sayıların babası olarak bildiğimiz Pisagor’un köyüne, M.Ö  570 li yıllara doğru uzanıp zamanda yolculuk yapmaktı …Ya da yağan yağmurdan kaçarak, kıyıdaki teknelerin en kuytusuna sığınmış, kıvrılıp derin uykuya dalmış kedinin, uykusundaki derinlikti belki de zamanda kaybolmak…

Belki de pırıl pırıl güneşin, içlerine doldurduğu sıcacık huzurla, en güzel uçuşlarını, ahenkli süzülüşlerini yapan martıların maviliklerdeki dansıydı  zamanda kaybolmak…Ya da denizde hızla ilerleyen geminin  oluşturduğu köpüğü izlerken, etrafa yayılan mavi tonlarındaki renk cümbüşünde, yüzünü yalayıp geçen rüzgarda kaybolup gitmekti hazzın en derinlerine…

Kim bilir, tüm bu hissedilenlerin tekrarlanmayacağını bilirken ama daha yenilerinin yaşanacağı ihtimalinin verdiği heyecanla,  an’da hazza dalmaktır belki de zamanda kaybolmak… Yeni keşifler, yeni an’lar, yeni hazlar her daim bir kayboluştur çoğumuzun henüz keşfedemediği.

Haz aldığınız an’larda kaybolmanız dileğimle, sevgiyle kalın… 🙂

BUGÜN GÜNLERDEN ZAMANDA KAYBOLMAK” için 2 yorum

  • Ocak 13, 2019 tarihinde, saat 10:06 pm
    Permalink

    Zaman, insani varlığın en değerlilerinin başında… “Sayılı nefes” der kadim mazimiz…
    “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
    Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” der büyük ata Kanuni…
    Evet, zamanda kaybolmak belki de zamanın değerini bilmek zamana hakim olmak.
    Bir dakikayı bir saat, bir saati bir ay, bir ayı bir yıl, bir yıl bir ömür yaşamak dolu dolu…
    Ama bizde çoğunlukla çileli anlar hiç geçmek bilmez…
    O da demektir ki yol yordam bilmek gerek. Bu kısa ömrü çok bilinçli yürümek demek. Bilinç arttıkça değer artıyor, değer arttıkça zaman artıyor ve onun hakimi oluyorsunuz… Onun hakimi de olunca ister içinde kaybol, ona hükmet ve keyfine bak… Güzel bir konuydu ve iyi işlenmiş… Sevgiyle kalım…

    Yanıtla
  • Ocak 13, 2019 tarihinde, saat 10:14 pm
    Permalink

    “Bilinç arttıkça değer artıyor, değer arttıkça zaman artıyor ve onun hakimi oluyorsunuz…” Ne güzel söylediniz, “zamanın hakimi olmak”… 🙂 Teşekkür ederim bu güzel yorum için, sevgiyle kalın İbrahim Hakkı Gündoğdu 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir